|


Kategori 7

15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin asıl önleyicisi halkın direniş örnekleri ve direnişin dini, sosyal, siyasi analizleri ve dünyaya örnekliği.

Bir Ulusun Gücü Halkının Birlik Olmasında Yatar

Esma Adiloviç HALİLOVİC

Key words: Sivil direniş, demokrasi, havalimanı, şiddet dışılık, camiler

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

15 Temmuz 2016 gecesi Atatürk Havalimanı’na inen son uçak bizimkiydi. Memleketimiz Bosna’daki ailemizi ziyaretten dönüyorduk ve her şeyin güzel gitmesi nedeniyle keyifliydik. Havalimanına indiğimizde, ortalıkta bir gerginlik seziliyordu. Gerek uçaktan çıkmamıza izin verilmemesi gerekse havalimanının pistlerinin boş oluşu, olacakların habercisiydi. Bir şeylerin yolunda gitmediği belliydi. Yolcular cep telefonlarını açınca, arka arkaya mesajlar gelmeye başladı. Devam eden bir askeri darbe girişiminin tam ortasında havalimanına inmiştik. O an yaşadığım duygu fırtınasını tarif etmek çok zor. Tam olarak neler yaşandığını bilmediğim için korkmuş ve afallamıştım. Daha kısa süre öncesine kadar, aşağıda yaşanan olayların farkında olmadan havada kendimizi güvende hissediyorduk. Kocam ve iki yaşındaki kızım da yanımda olduğu için iyice korkuyordum. Üstelik altı aylık hamileydim.

O sırada “askeri darbe”nin tam olarak ne anlama geldiğini bile bilmiyordum. Bu bir savaş mıydı? Kim kiminle savaşıyordu? Sağ kalacak mıydım? Tankları ve pistte yürüyen bir grup askeri gördüğümde aklımdan buna benzer sorular geçiyordu. Ayrıca uçağımıza inişe geçmeden önce neden geri dönme emri verilmediğini merak ediyordum. Şoktaydım ve neler olup bittiğini anlamıyordum. Bir süre sonra, kabin görevlileri uçaktan çıkıp havalimanına giden otobüslere binmemizi söyledi. Havalimanı terminalindeki ortam daha da gergindi. Dışarıdan silah sesleri geliyordu. İnsanların bir şeylerden kaçıp saklanmaya çalıştığını gördük. Saatlerce süren dramatik olayların ardından, sonunda havalimanından ayrıldık ve İstanbul’un Anadolu yakasındaki evimize doğru yola çıktık.

Şahit olduğumuz nahoş hadiselerden kaçıp uzaklaşmaya çalışarak metroya doğru ilerlerken, gördüklerimize inanamıyorduk. Bir tarafta, metrodan akın akın gelerek havalimanına yönelen ve gittikçe büyüyen bir kalabalık,  diğer tarafta ise havalimanından çıkarak şehrin değişik bölgelerine gitmeye çalışan insanlar vardı. Bütün bu insanlar, hem o gece hem de sonraki günler boyunca yaşanan olaylarda çok önemli roller oynayacaktı. 15 Temmuz gecesi bir araya gelen kalabalığın en dikkat çeken yönü, içindeki insan çeşitliliği idi. Erkek, kadın, genç, yaşlı, zengin, fakir birçok insan, millet olma ortak gayesiyle mücadele etmek için bir araya gelmişti. İlerleyen saatlerde, bir grup yüksek rütbeli subayın hükümeti devirmeye çalıştığını öğrendik. Askerler yayınladıkları bildiride, “Anayasa’nın askıya alındığını, ülke çapında sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı uygulandığını” belirterek siyasi yetkililerin görevi bırakmasını emrediyordu. Ama bilmedikleri ve muhtemelen asla bilemeyecekleri şey şuydu: Halk inanılmaz bir cesaretle ve korkusuzca direnişe geçecek ve bu sivil direnişin gücü onları püskürtecekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın televizyondan canlı olarak halka hitap edip darbe girişimini kınamasıyla birlikte, insanlar sokaklara döküldü. Halk bunu; vatanı, ülkenin istiklalini ve aidiyet duygusunu savunmak için bir görev olarak görüyordu. Darbecilere çıplak elleriyle, şiddete başvurmadan direnen cesur erkekler ile kadınların taşıdığı bayraklar nedeniyle sokaklar kıpkırmızı bir nehre benziyordu. Siviller askerlerin tüfeklerine ve tanklarına hedef oluyordu. İnsanlar tankların önüne çıkmakla kalmayıp gecenin ilerleyen saatlerinde o tankları ele geçirdi. Halk, en çok değer verdiği şeyleri korumak için resmi binaların önünde, büyük meydanlarda ve camilerin çevresinde toplandı. Askeri araçları engellemek için kamyonlar ve otobüsler kullanıldı. O gece çekilen bazı görüntülerde, insanların çatışmanın tam ortasında abdest aldığı ve dua okuduğu görülüyordu. İstiklal Marşı’nın mısraları ve tekbirler şehir meydanlarını inletiyordu. Darbe girişiminin yol açtığı kargaşada, camiler karargâh işlevi gördü. Camilerden yapılan duyurularda, halkın sokakları terk etmemesi ve darbecilerin kontrolü ele geçirmesini engellemesi söyleniyordu.

Darbe girişimini olduğu gece, Türkiye Büyük Millet Meclisi olağanüstü bir oturumla toplandı. Milletvekilleri bombardımana rağmen meclisi terk etmeyerek örnek bir tutum sergiledi. Ertesi gün, Türkiye’nin belli başlı partileri hainlere karşı ortak tavır alarak cumhurbaşkanına, millete ve ülkeye olan bağlılıklarını bildirdi. Dünyaya verilen en etkili mesajlardan biri de buydu; Türk halkı ortak bir tehditle karşı karşıya kaldığında, kendilerini ayırabilen her türlü engeli aşmasını bilir. O gece hem sivillerin hem de polislerin silah kullanmaması, darbe girişiminin iç savaşa dönüşmesini önleyen önemli bir etkendi. Böylece Türk halkı, demokrasinin hakiki savunucusu olduğunu kanıtladı.

15 Temmuz 2016 gecesi hafızalardan asla silinmeyecek.  O gece tarihe doğrudan tanıklık ettik. Türk halkı tüm dünyaya, düşman kendi içinden çıktığında bile bayrağının rengini ve ülkesinin bağımsızlığını nasıl koruyacağı konusunda ders verdi. Şiddete hemen hiç başvurmayarak büyük bir disiplin ve kararlılık örneği sergiledi. Türk halkı, bir ülkenin gücünü kendi insanlarının kalplerinden ve gönüllerinden aldığının canlı bir kanıtıdır. Son olarak, yabancı bir ülkede doğup büyümüş olsam da Türkiye benim ikinci vatanım ve daima öyle kalacak.       

Kategori 7

15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin asıl önleyicisi halkın direniş örnekleri ve direnişin dini, sosyal, siyasi analizleri ve dünyaya örnekliği.

1. Ejder OKUMUŞ

Halkın 15 Temmuz Darbe Girişimine Devrimci Direnişi

2. İrem TÜKEL PAKER

Demokrasiyi Güçlendiren Gece

3. Esma Adiloviç HALİLOVİC

Bir Ulusun Gücü Halkının Birlik Olmasında Yatar