|


Kategori 1

29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanından 15 Temmuz 2016 işgalci ve terörist FETÖ darbe girişimine kadar Türkiye’nin demokrasi yolculuğu ve darbe karşıtlığının gelişimi.

Türkiye'nin Demokrasi Yolculuğu ve Darbelere Muhalefet

Mehmet TURGUT

Key words: Askeri darbe, Türkiye, tarih, demokrasi, askeri darbeye direniş

Kökeni M.Ö. 6. yüzyıldaki antik Yunan medeniyetine dayanan demokrasi sözcüğü, egemenliğin halka ait olduğu ve halkın bu egemenliği doğrudan ya da belirli aralıklarla yapılan serbest seçimlerle seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullandığı bir yönetim şekli olarak tanımlanır1. Antik Yunan filozofu Aristo, yönetim şekillerini incelerken2 demokrasiyi bir sapma olarak nitelendirmişti; çünkü ona göre seçkinler (aristokratlar) bir ülkeyi daha iyi yönetirdi. Bu görüş, Fransız filozofu Condorcet’nin Aristo’dan asırlar sonra ortaya attığı, çeşitli insanların doğru karar verme ihtimallerini irdeleyen “jüri teoremi”ne3 kaynaklık etmiştir.

Osmanlı Devleti’nin yıkılışının ardından, Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda önemli yer tutan bir dizi reform gerçekleştirilmiştir. Bunlar arasında, meclisin toplanması, cumhuriyetin ilanı ve Mustafa Kemal’in meclis tarafından cumhurbaşkanı seçilmesi de vardı4.

Türkiye görece kısa demokrasi yolculuğunda tam altı darbe girişimine tanık oldu. Bunların dördü (1960, 1971, 1980 ve 1997) başarılı olurken, ikisi (1962 ve 1963) başarısız oldu5. Ordu kendisini Türk demokrasisinin muhafızı olarak görmekten vazgeçmedi6. ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Fetullah Gülen’in emirleriyle hareket eden ve önceki yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) sızmış olan asker üniformalı teröristler, 15 Temmuz 2016’da tarihimizdeki yedinci darbe girişimini düzenledi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), iktidara geldiği 2002’den itibaren ordunun siyaset üzerindeki etkisini önemli ölçüde azalttığından, bu kalkışma büyük bir şaşkınlık yarattı7. Bu makalede, 1923’ten Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’da düzenlediği işgal ve terör darbesine kadar geçen dönemde, Türkiye’nin demokrasi yolculuğu ve askeri müdahalelere yönelik muhalefet incelenmektedir.

1959 yılı, iktidardaki Demokrat Parti (DP) ile ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) arasındaki husumetin doruğa çıktığı bir yıl oldu. 1960 askeri darbesinden sadece bir ay önce Ankara’da yaşanan öğrenci kavgaları, bu husumetin sokağa taştığını gösteriyordu. CHP lideri İsmet İnönü’nün bir konuşmasında geçen; “Gençlerimiz ve ordumuz zalimleri alaşağı edecek cesarete sahiptir” ifadesi bazı askerleri cesaretlendirdi8. Ordu 27 Mayıs 1960’ta radyodan bir bildiri yayınlayarak, darbe yaptığını ve sokağa çıkma yasağı koyduğunu ilan etti. Bu, Türkiye’nin demokrasi yolculuğundaki ilk kazaydı. O dönemde televizyon ve internet gibi iletişim vasıtaları ile teknolojik imkânların olmaması, bürokrasideki CHP egemenliği ve aydınların DP’yi desteklememesi gibi sebeplerden dolayı halkın büyük çoğunluğu demokrasiyi savunmak için sokaklara çıkma şansı bulamadı. Sokaklara çıkan az sayıda kişi de askerler tarafından öldürüldü9.  Darbe emir komuta zinciri içinde yapılmadığı için insanlar sokağa çıksalardı müdahale başarısız olabilirdi ve Türkiye’nin askeri darbeler tarihi belki de hiç başlamayabilirdi. Ancak 1961’de yapılan seçimler halkın darbeye karşı olduğunu gösterdi. DP’nin devamı olan Adalet Partisi (AP), oyların yüzde 62’sini alarak iktidara geldi.

AP iktidara gelir gelmez, ordu içinde hükümet karşıtı gruplar oluştu. Albay Talat Aydemir, 1962’de ve 1963’te iki kez darbe girişiminde bulundu. Fakat bürokrasiden ve ordudan destek görmediği için başarılı olamadı.

TSK’nın 12 Mart 1971’de hükümete verdiği muhtıra ile birlikte, Türkiye yeni bir askeri müdahaleye tanık oldu. Ordu muhtıra verip tankları sokağa çıkarınca, Demirel hükümeti istifa etmek zorunda kaldı. O dönemde ülkede kısmi bir anarşi ortamı vardı. Ordu şiddet olaylarını bastırdı ve ülke yönetimine el koymadan bir dizi toplumsal ve ekonomik reform uygulattı. Ancak askeri müdahale sorunları çözemedi ve müdahale sonrasında terör eylemleri artarak devam etti10. Hükümet istifa etmeye razı olduğu, Meclis kapatılmadığı, siyasi partiler lağvedilmediği ve anayasa askıya alınmadığı için, halk sokaklara çıkıp müdahaleyi protesto etmemişti.

Türkiye’deki istikrarsızlık, 1971 müdahalesinden sonra da devam etti. 1970’lerde tam 11 farklı hükümet görev yaparken, anarşi olayları hız kesmedi. 1980’de ise, günümüz siyasetini bile etkileyen bir askeri darbe düzenlendi. Demokrasi üçüncü kez kesintiye uğratıldı. Mevcut hükümet görevi bırakmaya hazırdı ve insanlar bu darbeye karşıydı. Ancak darbeye destek veren geniş bir kesim de vardı. Darbe sonrasında protestoları engellemek için mahkemelerin itirazlarına rağmen birçok genç idama mahkûm edildi11.

28 Şubat 1997 “postmodern darbe”si, demokrasiye yönelik dördüncü müdahaleydi. Ordu ve bürokrasi, dönemin Erbakan-Çiller hükümetini irtica bahanesiyle görevden uzaklaştırmak amacıyla Milli Güvenlik Kurulu’nda bir dizi karar aldı. Milli Güvenlik Kurulu (MGK)’nın kararlarının uygulanıp uygulanmadığını izlemek için bazı kurullar oluşturuldu. Hem hükümet hem de halk bu kararları protesto etse de, medya ve bürokrasinin yoğun desteğiyle müdahale başarılı oldu. Mesela dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, 28 Şubat’ın bir darbe olmadığını savunuyordu12.

AK Parti 2002 seçimlerini kazanarak iktidara gelince, Türkiye bir reform sürecine girdi. Ekonomi, sağlık, demokrasi ve özgürlükler alanında çok sayıda yenilik gerçekleşti. İktidar partisi arka arkaya seçim kazandıkça özgüveni arttı ve ülkede kargaşanın yerini istikrar aldı13. 2007 yılındaki muhtıra denemesi, 2008’deki AK Parti’nin kapatılma davası, 2013’teki Gezi Parkı olayları ve FETÖ/Paralel Devlet Yapılanması’nın (PDY) yargı darbesi girişimi gibi demokrasiyi kesintiye uğratmaya yönelik bazı girişimler görülse de, iktidar partisi demokrasiyi güçlendirmeye devam etti. Artık demokrasiyi ve hükümeti hedef alan darbelere herkes karşıydı. Ancak ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Fetullah Gülen’in emirleriyle hareket eden ve önceki yıllarda TSK’ya sızmış olan asker üniformalı teröristler, 15 Temmuz 2016 gecesi darbe girişiminde bulundu. Oysa halk hayatından memnundu ve askeri müdahalelerin ülkeye zarar verdiğine inandığı için darbeye karşıydı. Bu yüzden halk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine ülkeleri için canlarını verme pahasına sokaklara ve meydanlara çıktı. Kahraman asker Ömer Halisdemir, kendini feda ederek darbeci komutanlardan birini öldürdü. Darbeyi engellemek için birçok kişi tankların önüne yattı veya asker görünümlü teröristlerle çatıştı. Gençler, yaşlılar, aydınlar, bürokrasi mensupları, medya ile meclis ve 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar gibi sadık askerler darbeye direnince, 249 şehit verilse de darbe püskürtüldü. Darbe karşıtı protestolara katılan kadın göstericilerden biri şöyle diyordu: “Babam Menderes için ağladı, bizler Özal’a ağladık ama bizim çocuklarımız Erdoğan’a ağlamayacak.”14 Böylece, yedinci darbe girişimi bastırılmış oldu. Türkiye’nin askeri darbeler tarihinin sona erdiğine ve demokrasinin ebediyen yaşayacağına inanıyor ve bunu gönülden diliyorum.

Türkiye’de 1960’tan bugüne kadar askeri müdahalelere karşı aktif ve geniş bir muhalefet oluştu. Askeri darbe girişimine neredeyse herkes karşı çıktı ve halk darbe karşısında birleşti. 15 Temmuz, gerek Türkiye gerekse demokrasi yolculuğu için bir milat oldu. O gece, bir kahramanlık destanı olarak hatırlanacak.    

Kaynakça

1• Demokrasi, tanım: Merriam Webster Sözlüğü.

2• Reeve, C. D. C. “Aristotle: Politics.” Indianapolis: Hackett (1998)

3• Berg, Sven. “Condorcet’s jury theorem, dependency among jurors.” Social Choice and Welfare 10.1 (1993): 87-95.

4• Atillasoy, Yuksel, ed. Ataturk: First President and Founder of the Turkish Republic. Landmark Management of New York, 2002.

5• Esen, Berk, and Sebnem Gumuscu. “Turkey: How the Coup Failed.” Journal of Democracy 28.1 (2017): 59-73.

6• Erken, Baki. “Merkez Sağ İdeolojisi Çerçevesinde Süleyman Demirel ve Askerî Müdahaleler.” Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (2012).

7• Kuru, Ahmet T. “The rise and fall of military tutelage in Turkey: fears of Islamism, Kurdism, and communism.” Insight Turkey 14.2 (2012): 37.

8• Kösoğlu, Nevzat. Şehit Enver Paşa. Ötüken Neşriyat AŞ, 2015. 40 (January 2012): 168–90.

9• Sözer, Ercan. “Askeri Darbeler ve Toplumsal Etkileri: 1960, 1971 ve 1980 Darbeleri.” (2010).

10• Akinci, Abdulvahap. “Türkiye’nin Darbe Geleneği: 1960 ve 1971 Müdahaleleri.” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi 9.1 (2014).

11• Koğacıoğlu, Dicle. “Hukukçu Otobiyografileri ile 12 Eylül Yasallığının Dinamiklerini Düşünmek.” European Journal of Turkish Studies. Social Sciences on Contemporary Turkey 15 (2012).

12• Gursoy, İdris. Medyadaki Darbe Geni. Işık Yayıncılık Ticaret, 2014.

13• AK Parti web sitesi

14• Müezzin Fatma Zehra, Alıntı

Kategori 1

29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanından 15 Temmuz 2016 işgalci ve terörist FETÖ darbe girişimine kadar Türkiye’nin demokrasi yolculuğu ve darbe karşıtlığının gelişimi.

1. Fatma Nur HÜKÜM

Darbeye Direnmek: Türkiye'deki 15 Temmuz Darbe Girişiminden Çıkarılan Dersler

2. Mehmet TURGUT

Türkiye'nin Demokrasi Yolculuğu ve Darbelere Muhalefet

3. Musab Talha AKPINAR

Türk Demokrasisi ve Karşılaştığı Zorluklar